Anasayfa + Tasarım + Etkinlikler
Etkinlikler
Geleceğin Otomobilleri

Şaka değil; 1905'te sadece 1049 İsviçre Frankı bütçeyle çadırlarda başlayıp, uluslararası boyuta taşınan ve tasarımdan teknolojiye birçok alanın devlerini buluşturan Cenevre Otomobil Fuarı 100. yılını doldurdu.

Yazar : Süreyya İzgi
Otomotiv sektörünün gelişimindeki katkısı tartışmasız, uluslararası fuarların ilklerinden biri olan Cenevre Otomobil Fuarı, bu yıl 3-13 Mart tarihleri arasında ''Otomobilin Gelişiminde 100.Yıl'' konseptiyle ağırladı ziyaretçilerini. Hal böyle olunca, fuarın salonlarında sadece yeni modeller değil, 1900'lerden itibaren tasarım ve üretim süreçlerini işleyen küçük müzecikler de yer aldı. Ayrıca yepyeni 70 seri üretim model ve onlarca konsept otomobil sergilendi. Dönemlerinin ilerisinde olan bu tasarımların yakın gelecekte seri üretim otomobillere de yansıyacağını bilenlere ise füturistik standların tadını çıkarmak düştü. Ülkemizde bu otomobillerle ilgili yaygın düşünce ''uçuk hayallerden öteye geçemeyecekleri'' yolunda olsa bile, aslında konsept tasarımlar otomobil endüstrisinin yakın geleceğine ışık tutuyor.

Gözyaşı damlasından esinlenen ''Kuşkafesi''
Pininfarina-Maserati Birdcage

Konsept otomobillerin gerçeğe asla dönüşmeyen uçuk tasarımlar olduğunu yalanlayan en önemli kanıtlar -1950'lerden günümüze- Ferrari ve Maserati'nin model gamlarındaki başyapıtlardır. Bütün modellerini Pininfarina ve Bertone gibi efsanevi İtalyan tasarım stüdyolarına hazırlatan bu firmalar, otomobil tutkunlarının konseptlere olan hayranlık ve inancını pekiştirir. Cenevre Otomobil Fuarı'nda Pininfarina standında sergilenen bu Maserati, tasarım evinin 75. yaşı onuruna çalışılmış bir model. Maserati MC12 yarış otomobilinin şasisi üzerine yerleştirilmiş bu konseptin gövde tasarımındaki en can alıcı nokta, otomobilin içine girebilmek için kompozit malzemeden üretilmiş gövdenin yukarı doğru yükseliyor olması. Zaten ''Birdcage'' (kuşkafesi) ismi de bu özellikten geliyor. Otomobil, sergilendiği Cenevre Otomobil Fuarı'nda ''En İyi Prototip'' ödülüne layık görüldü.
www.pininfarina.it

Bu otomobil ruhunuzu okuyor!
Rinspeed Senso

İsviçreli Rinspeed Inc.'in Cenevre Otomobil Fuarı'nda sergilediği yeni konsept otomobil Senso, sürücü ve yolculara zarar vermeyecek teknolojilere hassas bir ulaşım aracı olarak tanıtıldı. Otomobile ''iletişim kuran yüzeyler'' konseptini uygulayan ve doğalgazla çalışan çevreci bir motora sahip Rinspeed Senso, dünyanın en büyük ilaç ve plastik üreticilerinden Bayer Materialcience'la birlikte geliştirilmiş. Otomobile adını veren hassasiyet, sürüş sırasında sürekli ölçtüğü biyometrik verilere paralel olarak sürücünün ruh halini algılaması ve belirlediği ruhsal durumuna göre kabinde yaptığı değişikliklerden geliyor. Otomobil belirlediği verilere göre sürücünün ruh haline uygun renk, müzik ve koku kombinasyonunu seçerek psikolojik olarak rahatlamasını sağlamayı amaçlıyor. Senso'nun keskin hatlardan oluşan tasarımında füturistik öğeler ön planda.
www.rinspeed.com

Gerçeğe en yakın konsept
Honda Civic Concept

Cenevre Otomobil Fuarı'nda sergilenen konseptler arasında gerçeğe en yakın model hiç şüphesiz Honda Civic Concept'ti. Öyle olmak zorundaydı; çünkü seri üretimine başlanmasına sadece 6 ay kaldı. Yeni jenerasyon Civic'in üretilmesi kesinleşmiş yüzde 95'ini yansıtan bu konsept, ''coupe'' gibi görünmesine karşın aslında beş kapılı sportif bir otomobil. Aslında son yıllarda otomobil tasarımında belki de en gözde eğilim coupe görünümlü sedan otomobillerdi. Honda bu konsept tasarımıyla bu çizgiye başka bir boyut getirip coupe görünümlü bir hatchback'e imza atmış. Burun ve kuyruk yapısı simetrik tasarlanan otomobilde önde farlar ve Honda logosunu taşıyan ızgarayı birleştiren parça, arkada aydınlatma grupları ve rüzgar spoylerini birleştiren bir parça haline gelmiş.
www.honda.com

Uzay yolculuğuna hazır mısınız?
Lamborghini Concept S

İtalyan üreticinin ''küçük roketi'' Gallardo'nun üzerinde geliştirilen Concept S, iki koltuklu olmasına karşın geçmişin tek koltuklu süper spor otomobillerini çağrıştırıyor. Otomobil bunu ön cam çerçevesinin tasarımı ve bağımsız yerleşimli koltuklarına borçlu. Tasarımını Lamborghini Tasarım Stüdyosu şefi Luc Donckenwolke yönetiminde bir ekibin gerçekleştirdiği otomobil, aslında birbirinden ayrı olan ön camlarının bütünmüş gibi görünmesiyle uzay gemisi nitelemesini hak ediyor. Her dönem dünyanın en etkileyici otomobillerini tasarlayan İtalyan ekolüne ihanet etmeyen otomobilin siyah renkli ön camları, bağımsız koltukları adeta birer kask camı gibi sarıyor. Aradaki bölümse yoğun hava türbülansını sağlayacak yapıda.
www.lamborghini.it

ARA