Anasayfa + Moda
Modanın ‘ekstrem’ dili

Modayı, artık ‘yaşam’ tasarlıyor! Evsizlik, güvenlik ihtiyacı gibi ‘ilham kaynakları’yla hareket eden tasarımcılar, sanatın, teknolojinin ve sosyal duyarlılığın izinde yürüyor.

Yazar : Yaprak Yaltı
Öyle ya da böyle, her sabah kalktığımızda ne giyeceğimize karar veriyoruz. Bazen moda dünyasının katı kurallarına uygun düşmeyen 'kötü kararlar' alabiliyoruz. Peki, asla yapılmaması gerektiği söylenen 'yanlışlar' ve aldığımız 'moda riskleri'nin tamamen bize ait olduğunu, kim olduğumuzu anlattığını ve kimliğimizi ortaya koyduğunu söylesek...İçimizi biraz olsun rahatlatabilir miyiz?

Haute-couture atölyeleri, yıldız tasarımcılar, gösterişli mağazalar değil; moda, onu giyenler tarafından yaratılmaya başladı. Tasarımcılar, sanatçılar ve aktivistler, fikirlerini ifade etmek için modanın dilini kullanıyorlar. Tasarımları kim olduklarına, nerede durduklarına ve yaşadıkları dünyayı nasıl algıladıklarına ayna tutuyor. Onlar, modanın öte yanına geçiyorlar. Uç tarafına. 'Ekstrem moda', işte böyle doğuyor. 'Ekstrem' niteliği onu tuhaf bir şekilde, modanın sadece bir ya da iki sezon süren sabun köpüğü trendlerinden ve medyanın ilgisini çekmek için hazırlanan teyatral oyunlardan koruyor. Çünkü ekstrem moda, kendini yüceltmeyi amaçlamıyor.

SINIR TANIMAYAN TASARIMCILAR

İtalyan tasarımcı Moreno Ferrari, hafif, dayanıklı ve oldukça düşük maliyetli koruyucu plastik yüzeyleri, metropollerin şanssız sakinleri evsizler için giysilere dönüştürüyor. Dünya çapında yankı bulan projesi 'In Trasparenza', soğuk kaldırımlara uzanmış, uyumaya çalışan bir evsizi dikkate alıyor. Bu gelişme bile moda dünyası için, yeterince 'ekstrem' değil mi? Japon asıllı Berlinli sanatçı Yuka Oyama ise 'mücevhere' başka bir açıdan bakmayı deniyor. Tek şartı, kullanacağı malzemenin 'yeni' olmaması. Yumurta kartonlarından, tenis raketlerine ve su borularına, eline geçen malzemeleri, giysileri tamamlamak için kullandığı aksesuarlara dönüştürüyor!

Modanın uçlarında gezinenlerden Gen ve Mercedes çifti için ise herşey 1990'lı yılların ilk yarısında sadece 'eğlenmek' amacıyla başlamış. Kendi kimliklerinden sıyrılıp bir başkasına dönüşmek için fetiş giysiler tasarlıyorlar. Kullandıkları ana malzemeyi lateks kumaşlar oluşturuyor.

Moda, bir kendini ifade etme biçimi. Giydiğimiz herşey bize dair bir ipucu veriyor. Yaşımızı, cinsiyetimizi ve ait olduğumuz sosyal sınıfı yansıtıyor. Her tasarımcı modanın dilini farklı kullanıyor. Alman sanatçı çift Grit ve Jerszy Seymour, içinde bulunduğumuz zamanı, endüstriyel tasarıma yaklaşarak anlatmayı deniyor. Yararlandıkları araç ise, bant! Giysilerini bantlarla çerçeveliyorlar. Görüyorsunuz ya, tasarımların hiçbiri, kullanılan teknikten ötürü diğerine benzemiyor.

ASLA 'YENİ' SATIN ALMAYIN!

Yeni malzemeler ve üretim yöntemleri, modanın üçüncü boyutunun çok önemli bir parçasını oluşturuyor. Söz gelimi, İspanyol sanatçı Alicia Framis, kurşun geçirmeyen ve yanmaz malzemelerden ürettiği giysileriyle, kadınlara güvenlik hissini aşılıyor. Diğer yandan, kumaşları tıpkı kağıtlar gibi geri dönüşümlü kılmanın yolları keşfediliyor. Çevreci tasarımcılar, sadece ikinci el ve istenmeyen kıyafetleri malzeme olarak kullanıyor. Mottoları ise, 'asla yeni satın alma!'. Hava durumuna ve insan vücudunun fiziksel değişimlerine uyum sağlayan 'biomimetic' kumaşlar ise biyolojik sistemimizin tüm ihtiyaçlarına cevap veriyor. Moda ve teknolojiyi buluşturan 'high-tech' tasarımların yaratıcıları, yüzlerini daima geleceğe dönüyor. Milano, Paris ya da New York moda haftalarında, podyumların üzerinde neler olup bittiği kimin umurunda... Modanın kalp atışlarını, o gürültülü, büyük salonlardan çıkıp, sokaklara indiğimizde daha iyi duyabiliyoruz.


''MODA ANLAYIŞI DEĞİŞECEK''
Hüseyin Çağlayan, moda tasarımcısı

Hüseyin Çağlayan'ın tasarımları, mimarlık ve modayı hiç olmadığı kadar birbirine yakınlaştırıyor. Elbiselerinin kesiminde, strüktürel anlamda modern mimarinin hatlarını seçen tasarımcı, 2000 yılındaki 'After Words' koleksiyonunda zorunlu göç temasını masaya dönüşen etekler ve koltuk kılıflarına dönüşen elbiselerle anlattı; politik göndermelerinin yanı sıra, beden ve teknoloji arasındaki karşılıklı ilişkiyi de koleksiyonlarında büyüteç altına yatırdı. Hüseyin Çağlayan teknolojik ve sosyal gelişmeleri takip eden yeni bir moda anlayışının yerleşeceği görüşünde: ''Modayı böyle görmek, moda dünyasının hala alışık olmadığı bir durum; ama bir şeyler değişiyor. Teknoloji ve mimari şimdi moda tutkunlarına hitap etmiyor olabilir; ama çok yakında edecek.''

''TASARIMCILARIN SORUMLULUĞU ARTIYOR''
Özlem Süer, moda tasarımcısı

''İnsanın sözlü iletişime geçmeden önceki en yüksek iletişim lisanı moda, şimdi de simgesel bir söylemi içeriyor. Bunun içinde elbette reddedişler bulunuyor. Aynılaşmaya, sadece şık ve güzel görünmeye karşı bir antipati gelişmeye başladı. Modanın sanat, bilim ve teknolojiyle yakınlaşması bu yöndeki sorumlulukları ve kaygıları artırdı. Teknolojik bir buluş, bir performansın kaynağı haline gelebiliyor. Bugün en büyük sorun, güvenlik. İnsanlar küresel ısınmaya, teröre, anarşiye, depreme ve ırkçılığa karşı fobiler geliştirdi. Bu aşamada tasarımcının sorumluluğu arttı. Bilinçli tasarımcılar modayı kendi dünya görüşlerini ifade etmenin bir aracı olarak görüyorlar. Size benzeyen insanlar da gelip sizin tasarımlarınızı alıyor. Kısacası modada ekolleşme doğuyor.''

EKSTREM MODACILAR HAKKINDA DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN
Corpo Nove: www.corponove.it
Yuka Oyama: www.dearyuka.com
Lucy Orta: www.studio-orta.com
Alicia Framis: www.annetgelink.com
Vexed Generation: www.vexed.co.uk
Visual Kei Fans: www.jjstratford.com
Stuart Sproule: www.stuartsproule.com
House of Harlot: www.house-of-harlot.com


ARA