Anasayfa + Moda
Haberler
Sivri topuklu bir hikâye: Gina

Zarif çizgiler, şık malzemeler ’50’lere has Hollywood zarafetiyle Gina’da buluştu. Gümüş rengi kutularda saklanan sihirli pabuçlar, Avrupa’dan sonra İstanbul’da da güncel masallar anlatıyor.

Yazar : Kerem Küçükgürel
Fotoğrafçı : Umut Töre
Avrupa sosyetesinin gözdesi Gina, Mehmet Kurdaş'ın el yapımı ayakkabılarla yarattığı bir Türk markası. Yüksek ökçeli düşlerin, bakımlı ve zengin ayakların markası Türkiye'de de satılıyor artık. Gina kalitesinin güven veren tarihi, etiketindeki "since 1893" ibaresiyle de belgeleniyor. Merkezi İngiltere olan Gina, 1954 senesinde dönemin İtalyan sinema yıldızı Gina Lollobrigida'dan esinlenilerek yaratılmış. İsmin yalınlığına inat; zarif ve gösterişli stillettolar, ayakkabı, bot ve çantalar bulunuyor koleksiyonda. (Markanın yayımladığı "Stilletto" isimli kitabın önemli bir kaynakça olduğunu ekleyelim.) Gina'nın özel gelin koleksiyonunda yer alan bağımsız başlıkların tamamı kombine edilebilir durumda.

Kaliteli el işçiliği ve malzeme, yüksek standartları sağlıyor. Kurdaş ailesinin yüzyılı aşkın bir ayakkabı üretim geleneği var. 1991'da açılan ilk butik yoğun ilgi görünce, 1994 yılında Londra'nın ünlü caddelerinden Sloane'de daha büyük bir adrese taşınılmış. Sosyetenin uğrak merkezi Londra'da gittikçe fark edilen Gina'nın 1999'da Bond Street'de açtığı butik medyanın ilgi odağı olmuş. Bu caddede 18 ayar beyaz altın ve prenses kesimli pırlantalarla süslü ayakkabılar bile bulmak mümkün. Gina'nın malzeme kombinasyonları yenilikçi çizgisinin de ipucu: Seksi sinyaller veren sivri topuklar, desenli ve düz kumaşlar, deriler, ışıltılı taşlar ve Avusturya kristalleri...
Gümüşî Gina kutusundan çıkan sihirli pabuçların kullanım öyküleri ve yedek topukları da aynı özeni yansıtıyor. Seri numarasıyla belgelenen ayakkabıların tamir edilmesi, parçalarının yenilenebilir durumda saklanması, modanın genç klasiklerini ölümsüzleştirmek için.

ARA