Anasayfa + Moda
Haberler
Moda+Cazibe= ''Fashination''

Şu sıralar ufukta bir İsveç seyahati görünmüyor olabilir. Ama bu durum, sanatın hemen her alanına ‘fena halde’ duyarlı olan bu küçük Avrupa ülkesindeki, modaya çok sıradışı bir pencereden bakan "Fashination" sergisine duyarsız kalmanızı kesinlikle gerektirmez.

Yazar : Yasemin Şener
Fotoğrafçı : Moderna Museet Arşivi

Modayla sanatın kesişim kümesini aldığınızda küme elemanları aşağıdakilerden hangisidir?

a) Sanat akımlarından esinlenen modacılar
b) Modadan ilham alan sanatçılar
c) Moda fotoğrafçıları
d) Hepsi

Stockholm'deki "Moderna Museet"te (Modern Sanatlar Müzesi) organize edilen ve 25 Eylül 2004'te açılışı yapılan "Fashination" sergisinin küratörlerine göre, yukardaki sorunun doğru cevabı "d" şıkkı. İngiltere'de yaşayan ünlü Türk modacı Hüseyin Çağlayan'ın tasarımlarının da yer aldığı sergi, modayla sanat arasındaki -karşılıklı esinlenmelerle geçişken bir yapıya sahip olan- sınırı incelemeye alıyor; bu sınırda üretim yapan modacıların, sanatçıların ve fotoğrafçıların çalışmalarına 18 Şubat 2005'e kadar ev sahipliği yapıyor.

Modayla sanatın akrabalıkları sandığımızdan çok daha eskilere dayanıyor. Oldukça sakin ve düzeyli ilerleyen bu akrabalık, 20. yüzyıla gelince daha samimi bir boyut kazandı. 20.yüzyılda, moda-sanat ilişkisinin ''al takke, ver külah'' misali iyice laubalileştiği, -daha çok da modanın fena halde sanat akımlarından ilham aldığı- belirli başlı üç dönem bulunuyor: Birincisi, sürrealizmin insan hayalgücünün sınırlarını zorladığı 1920'ler; ikincisi, tüketim çılgınlığının miladı sayılabilecek pop-art'lı 1960'lar; üçüncüsü ise çağdaş moda tasarımcılarının koleksiyonlarının paha biçilmez sanat eserleri olarak saygı gördüğü 2000'li yıllar...

Sanat ve moda ilişkisi, her zaman moda trendlerinin sanat akımlarını kopya çekmesinden ibaret olmadı elbette. Pek çok sanatçı da modadan uzak duramadı; modayı, yalnız görsel zenginliğiyle, değil; sosyal, ekonomik, politik ve cinsel potansiyeliyle de büyüleyen bir tutku kaynağı olarak sergilemekten kaçınmadı. Sanatın modaya yaklaşımında, giysiler asla temel obje ya da odak noktası olmadı. Modanın yarattığı, insanları kolayca içine çeken sistem ve o sistemin çarkları, işleyişi her zaman sanatçılar için modanın kendisinden çok daha ilgi çekici oldu.

Modayla sanatın bu karşılıklı ''esinleşmelerinin'' ortasında melez bir nesil doğdu: Moda fotoğrafçıları. Bunların büyük bölümü, sanat odaklı çalışmaların içinden geldikleri halde moda dergilerinde pek çok işleri yayınlanmış isimlerden oluşuyordu. Geri kalan grubunsa başlangıç noktası modaydı; ama çalışmaları sanat galerilerinin beyaz, steril odalarında kendine yer bulamayacak bir yakıcılığa ve keskinliğe sahipti.

"Fashination" sergisi "Moda artık sanattır" -ya da tam tersi- gibi iddialı savların peşinde değil. Onun yerine ikisinin arasında kalan sınır bölgede sorular sormayı tercih ediyor. Sergide, aralarında Alexander McQueen, Terry Richardson, Alicia Framis ve Viktor & Rolf'ün de bulunduğu 17 moda tasarımcısı, fotoğrafçı ve sanatçının daha önce hiçbir yerde izlenmemiş/yayınlanmamış çalışmalarına yer veriliyor.

Detaylı bilgi: www.modernamuseet.se

ARA