Anasayfa + Mimari
Proje
Balerinin evi nasıl olmalı?

Bu sorunun en yaratıcı yanıtını 2004 ar+d Mimarlık Ödülleri’nin finalistlerinden biri olan Mexico City'deki "pR34" evi veriyor. İç içe geçmiş iki çelik kutudan oluşan ve dans eden iki bedeni anımsatan sıradışı konut, Meksikalı Rojkind Arquitectos tarafından eski bir yapının çatısına kondurulmuş.

Yazar : Yasemin Şener
Fotoğrafçı : Rojikind Arquitectos Arşivi
Eğer Meksikalı bir balerin olsaydınız eviniz nasıl olurdu? Haklısınız, bu veriler hayal kurabilmek için pek de yeterli değil. O halde biraz daha detaylandıralım: Mexico City'nin Tecamachalco bölgesinde, sırtını Basques de Lomas'ın enfes manzarasına hakim bir tepeye dayamış, 1960'lı yıllardan kalma bir evde ailenizle birlikte yaşıyorsunuz. Artık kendinize ait bir eve sahip olmak, ama öte yandan yine de çocukluğunuzun, anılarınızın saklı olduğu aile yuvasından çok da uzaklaşmamak istiyorsunuz. Hatta biraz daha ileri gidip, yeni evinizin size, bedenin o en estetik, en zarif dansını, yani yaşamınızdaki en büyük tutku olan baleyi anımsatmasını hayal ediyorsunuz.

Bütün bunlar kapris değil. En azından Meksikalı mimarlık ofisi Rojkind Arquitectos kendilerine bu taleplerle yaklaşan işverenlerinin kapris yaptığını asla düşünmemiş, hayallerini fazlasıyla hayata geçirmişler. Hatta evsahibinin istediği bu projeyi tam da ailesinin yaşadığı evin çatısına kondurmuşlar. Üstelik, Rojkind Arquitectos'un "pR34" adını verdikleri bu konut projesinin, ülkemizde pek çok örneği bulunan ''yapının üzerine kat çıkma'' klişesiyle yakından uzaktan alakası da yok. Kırmızı renkte çelik levhalarla yaratılmış eliptik formdaki iki kutunun -danseden iki bedeni anımsatacak biçimde- iç içe geçmesinden oluşan sıradışı yapı, müthiş bir yabancılaştırma efektiyle çatının üzerine adeta 'kondurulmuş' vaziyette duruyor; var olan yapının bir uzantısıymış gibi görünmüyor. Çatının eğimi yapının iki parçasının birbirinden farklı kotlarda çözümünü mümkün kılmış. Televizyon ve yatak odalarının bulunduğu ikinci bölüm; mutfak, yemek odası ve yaşama alanını barındıran giriş bölümünden yalnız kot farkıyla değil, farklı bir açıyla yerleştirilmesiyle de ayrılıyor.

pR34 evi, bir yandan hem formu, hem malzemesi, hem de rengiyle eski yapıdan farklı ve yeni olduğunu vurgularken, diğer yandan çatısını teras ve bahçe olarak kullanarak onunla organik bir bağ da kuruyor. Rojkind Arquitectos, ekleme evin duvarlarında kullandıkları -donmuş lav kayalarının işlenmesiyle oluşturulmuş- yöresel malzemenin atıklarıyla terasın zemini de kaplamışlar. Yaratılan organik zemine Meksika çöl bitkileri ekilince, teras, sanki ay yüzeyini anımsatan bir bahçeye de kavuşmuş.

Yapının çelik zırhı kırmızı renkte araba boyasıyla boyanırken, strüktür iç mekânlarda beyaz reçineyle boyanmış kontrplaklarla kapatılmış. Beyaz kontrplak yüzeyler, aynı zamanda çelik strüktürün altındaki yangın söndürme sistemini, ses ve ısı yalıtımını da gizlemek için ideal bir örtü olmuş. Çatıya çelik kolon ve kiriş sistemiyle oturtulan ve 140 m2'lik kullanım alanına sahip olan pR34 evi, Architectural Review dergisi ve Danimarkalı tasarım firması d-line tanafından organize edilen ar+d 2004 Mimarlık Ödülleri'nin finalistlerinden biriydi.

ARA