Anasayfa + İç mimari + Ev
Ev
Porto`dan kucak kucak sanat

O ünlü, liman kenti, şarap cennetinin merkezinde 1950’lerden kalma bir yapı, Fancisco Vieira de Campos’un elinde çarpıcı bir sanat galerisi/eve dönüşmüş.

Yazar : Ian Philips
Porto kökenli sanat koleksiyoneri Ciso ve eşi Paula, başlangıçta yeni bir ev inşa etmeye niyetli değillermiş. Çift, Atlantik manzaralı apartman dairelerinde mutlu bir şekilde yaşıyormuş. Bir arkadaşları orayı satın almak istdeğinde, önce satmak istemediklerini söylemişler. ''Yine de herşey satın alınabilir ve satılabilir'', diyerek bu teklifi kabul etmiş Ciso: ''Biz de ona bir fiyat söyledik.'' Arkadaşları fiyatı onaylayınca, çift çarçabuk yeni bir yer bakmaya başlamış. Paula, 24 saat içinde şehrin en özel yerlerinden birinde, 1950'lerden kalma bir ev bulmuş. ''10 yıldır satılıkmış'', diyerek anımsıyor Ciso o günü; ''Tamamen mahvolmuştu. Bahçe tam bir orman gibiydi!''

Baştaki fikir, orayı tamamen yenilemekmiş. Bunun için de Ciso, çocukluk arkadaşı olan mimar Fancisco Vieira de Campos'u çağırmış. Vieira de Campos son dönemde Porto'da birkaç tanınmış projeyle alkış toplamış; Café do Cais, Workshop Pavillion bunlardan birkaçıymış.

Mimar, kısa sürede eski evin, Ciso ve Paula'nın ona verdiği 'brief'e uygun düşmediğini farketmiş. ''Gerçekten büyük bir oturma odası ve genişçe yatak odaları istiyorlardı'', diyor Vieira de Campos. ''Eski ev fazla bölümlenmişti ve basit bir şekilde istediklerine ulaşmak mümkün değildi.'' Böylece üçü birden yeni baştan, eskizden başlamış. Yerel yasal düzenlemeler tamamen yeni bir strüktüre izin vermiyormuş. Vieira de Campos, bunu aşmak için ön çehreyi aynı tutup, karşıdaki belediye parkını gören kocaman bir cam eklemiş. Daha sonra, eskiden 'L'şeklinde olan evi, güçlendirilmiş betonla kübik bir strüktüre dönüştürmüş.

Dışarıdaki formların gayet basit olduğundan bahseden Vieira deCampos, sözlerine şöyle devam ediyor: ''Ancak pencereler, dışarıda birinin strüktürü anlamasını zorlaştıracak şekilde konumlandırıldı. Yatak odasındaki, alışılmadık biçimde yere kadar iniyor mesela!'' Yatak odası, Ciso'nun özellikle geniş olmasını istediği odaymış. ''Eğer bir gün hasta olursam, arkadaşlarımın yatağımın etrafında sıkışarak durmalarını istemiyorum. Onlara biraz boşluk kalsın'', diyor Ciso. Bu -tuhaf- sebeple, mekanın yarısından fazlası şık bir oturma alanına ayrılmış durumda. Odaların strüktürünü kızları Ana ve Barbara için planlayan ise Paula olmuş. ''Mimar, kendi banyosuna sahip iki suit yapmak istedi. Paula fikri sevmemiş; çünkü, bu şekilde iki oda da cok küçük kalacakmış. Kızların hem beraber, hem ayrı olabilecekleri bir mekan neden olmasın?'', demiş. Sonuç; hem dışarıdan hem de içeriden bir koridorla bağlanan iki yatak odası. Ortada ise ortak banyo...

Vieira de Campos, alt katta açık bir oturma alanı yaratmış. Tek ayraç deri bir bölme! Malzemesi ise sıcaklık ve konfor için seçilmiş. Diğer yandan, farklı alanlar farklı yüksekliklere konumlandırılarak ayrılmış. Sözgelimi, yemek alanı oturma alanından bir basamak yukarıda. Giriş koridoru ise daha da yukarıda.

Konsepte oturtulması gereken bir başka önemli eleman ise Ciso'nun geniş sanat koleksiyonuymuş. ''Bunun için de geniş duvarlara ihtiyacımız vardı'', diyor Vieira de Campos. Ciso'nun satın altığı ilk eser -Portekiz sanatçı Mario Americo'nun bir çalışması- şu anda şöminenin solunda asılı. Onun yanında İsveç'in en önemli 20.yüzyıl sanatçılarından biri olan Bengt Lindstrom'un yağlıboya tablosu duruyor. Başka bir köşede ise Lucio Fontana'nın çalışması...

Ev bittiğinde, Ciso ve Paula, Artur Miranda va Jacques Bec'ten dekorasyonu üstlenmelerini istemişler. Miranda ve Bec ise, ilk olarak çiftin sahip olduklarına bakmış. ''Daha önceki bir kültablası koyacak yer bile yoktu'', diyen Miranda ve Bec, özellikle korumak istedikleri bazı parçalar - Fransız İmparatorluğu'ndan yemek sandalyeleri, kırmızı bir etajer- dışında geri kalan pek çok eşyayı ya birilerine vermişler ya da değiştirip daha çağdaş bir görünüm kazandırmışlar. 18. yüzyıldan kalma bir bankı da döşeyip daha geometrik hale getirmişler.

ARA