Anasayfa + İç mimari + Ev
Ev
SAKLI CENNET

Saklı cennet Mimar Diego Montera, sıradışı renkler ve sürprizli düzenlemelerle, tüm klişelerden uzakta tropikal bir cennet yaratmış, Punto del Este Evi’nde...

Yazar : Mariana Rappoport
Fotoğrafçı : Juan Hitters
Mimar Diego Montera'nın bugüne kadar yaptığı evlerin belki de tek ortak noktası, ''farklı'' olmaları. Projelerine birer sanat eseri gibi yaklaşan mimar, klişeleri ve standartları uygulamaktan kaçınarak, ''eğlence''ye ve ''zevk''e odaklanan mekanlar yaratıyor. Her projesinde bambaşka formüller uygulasa da, tüm tasarımlarında, iç ve dış mekanın mükemmel ilişkisi ile, ''atılmış'' malzemelerin yeniden kullanımı ön plana çıkıyor. İşte, ''bir çılgınlık anında'' yarattığını söylediği Punto del Este'deki ev de bunlardan biri.

Uruguay'ın sahil bölgesinde konumlanan villa, İtalyan ev sahiplerinin beklentilerini Montera'nın kendi mimari çizgisiyle, tıpkı bir yap-boz'un parçaları gibi biraraya getirmiş. Diego Montera, birbirinden çok farklı iki mimari kültürü, Fas ve Uruguay stilini aynı potada eriterek, tam bir ''tropikal çılgınlık'' yaratmak peşine düşmüş: ''İstediğimi yapabilme özgürlüğüm vardı; ben de şaşırtıcı bahçe düzenlemeleri, geniş yapraklı tropik bitkiler ve çarpıcı renklerle David Lynch filmlerinden fırlamış 'delice ve muğlak' bir atmosfer yaratmaya çalıştım.''

500 m2'lik arazi üzerine inşa edilen, cephesi gri granit kaplı evin bahçesinde, Montera'nın bu yaklaşımının en ''sürprizli'' örneklerini görebilmek mümkün. Dikdörtgen bir havuzun başına, palmiye ağaçlarının altına yerleştirilmiş, metal iskeletli, beyaz revaklı yatak ve sokaktan bulunup yenilendikten sonra, ahşap zemininin üzerine adeta ''bırakılıvermiş'' eski küvet bunlardan bazıları.
Art Deco çizgisine göndermeler yapan salonda, kiremit renkli duvarları, metal kaplama şömine, koyu renk deri puf ve Fas stili kahve sehpası tamamlıyor. Mimarın kendi tasarımı olan farklı boyutlardaki keten koltukları yine Fas stili bir aydınlatma tamamlıyor.

Betonun ve ahşabın bir arada kullanıldığı, her köşesi özenle detaylandırılan evde, birbirinin benzeri iki yatak odası ya da banyo bulunmuyor. Montera bu yaklaşımını, ''Mutfak ve banyo gibi ikincil mekanlarda daha sıradışı bir çizgi yaratmayı özellikle istedim; çünkü, bu alanların diğer odalardan yakalanan görüntüleri eve karakter katıyor'', cümleleriyle tarif ediyor. ''Gri'' ve ''Pembe'' diye renklerine göre adlandırdığı banyoların küvetlerinde ve lavabolarında Carrara mermeri kullanmış. Aynı renklerdeki, ahşap zeminli yatak odalarında, çam ağacından alçak yataklar ve Fas'dan getirilmiş komodinler yer alıyor. Mutfakta ise alçı duvarlarda, granit tezgahta ve ahşap mobilyalarda siyah renk tercih edilerek, diğer odalarla çelişen ''karanlık'' bir atmosfer yaratılmış.

Montera, ''Hem evrensel hem yerel detayları olan, egzotik bir tasarım yapmak istedim; kulağa çelişkili gibi gelse de, sonuçta kendi huzuruyla yaşayan mekanlar ortaya çıktı'', diye özetliyor Punta del Este evini.


ARA